Davranış bozuklukları genellikle bir güvensizliğin sonucu ortaya çıkar. Kişi normal koşullarda benliği geliştirir davranışlar ortaya koyarken, ancak bir tehdit ve güvensizlik karşısında kalırsa, benliği koruyucu davranışlar geliştirilmektedir. Bu durumda bazen agresif davranmakta, çaresiz kalınca da gerçekleri yok saymakta ya da çarpıtmaktadır. Kişi içten ve dıştan gelen uyarıcılara kendi verdiği anlama göre tepkide bulunur.
Aynı uyarıcıları farklı kişiler farklı biçimde algılar. Bu durumda herkesin kendine göre farklı bir gerçeği vardır. İnsanın davranışlarını belirleyen en önemli gerçek onun kendi algılayış biçimleridir.
Kişi kendini normal görüyorsa, öyle davranır. Bir kimsenin davranışlarını anlayabilmek için onun benlik tasarımını bilmek, olup bitenlere onun algı dayanağıyla bakabilmek gerekir.